Está en la página 1de 19

. .

lahiyat Fakltesi Dergisi, Cilt 5, Say 1, Ocak-Haziran 2005

Wittgenstein Felsefesinde Din Dili ve Din man


[Bir Rekonstruksiyon Denemesi]
Dr. Abdurrahman ALY
Zusammenfassung: L. Wittgenstein, 1889 in Wien-1951 in Cambridge (England), hatte
einen groen Einfluss auf die gegenwrtige sprachanalytische Philosophie.
Die erste Phase seiner Philosophie befindet sich in dem einzigen zu seinen Lebzeiten
gedruckten Frhwerk Tractatus logico-philosophicus (1921). Er versucht hier, eine
ideale Sprache zu schaffen, die eine Abbildung der Wirklichkeit wiedergibt. D.h., die
Struktur des Satzes muss der Struktur der Wirklichkeit entsprechen. Dementsprechend
sind nur die Stze der Naturwissenschaft sinnvoll; denn die Welt aus den Tatsachen
besteht. Es gibt allerdings das Unsagbare, bzw. das Mystische.
Das Hauptwerk der zweiten Phase seiner Philosophie heit Philosophische
Untersuchungen. Er hat sich in diesem Werk gegen seine in der ersten Phase
geuerten Gedanken gewendet. Er hat die Funktion der Sprache erweitert und
verschiede Sprachspiele erkannt, die wir, als Subjekte, spielen. Damit sagt er: Wir
geben den Wrtern, bzw. Stzen, ihren Sinn. In dieser zweiten Phase bleibt seine
Theorie immer noch: Philosophie ist keine Lehre neben den anderen brigen
Wissenschaften. Sie lsst vielmehr die philosophischen Probleme verschwinden.
Wittgenstein war nicht ein einziger, der der Meinung war, dass die religise Sprache
eine nonsens-language sei. Der so genannte Wiener Kreis war auch dieser Meinung.
Es hat Wittgenstein von den Philosophen, die zu diesem Wiener Kreis gehrten,
unterschieden, dass es etwas gibt, worber man schweigen soll. Das ist das
Mystische.
Wittgenstein gehrt zu der religionsphilosophischen Tradition, die behauptet, dass der
religise Glaube anders als der der Vernunft sei, oder, der religise Glaube nicht durch
die Vernunft behandelt werden knne.
Schlsselbegriffe: Sprachanalytische Philosophie, Sprache, religise Sprache, Satz,
das Unsagbare - das Mystische, Glaube, religise Glaube.

. . lahiyat Fakltesi Din Felsefesi Anabilim Dal.

Wittgenstein Felsefesinde Din Dili ve Din man

Ludwig Wittgenstein1, gnmz analitik dil felsefesinde derin izler brakm


olan bir filozoftur. Bir yandan yaamnda iki farkl felsefi sistem kurmu olmas, te
yandan dine ve din diline ilikin grlerini eserlerinin satraralarnda rtk bir
ekilde vermi olmas, ve Tractatus logico-philosophicus (1921) adl eseri hari,
dier btn eserlerinin lmnden sonra rencileri, arkadalar vs. tarafndan
derlenip yaynlanm olmas2, Wittgensteinn dine, din diline ve din imana3 dair
grlerinin anlalmasnda rekonstruksiyonu gerekli klmaktadr. Bizim buradaki
ncelikli hedefimiz, Wittgensteinn yukarda dile getirilen konulara ilikin grlerini derlemek ve birbirine bantl bir btn halinde ortaya koymaktr.
Bu makalede zellikle birinci dereceden kaynaklarla allmaya dikkat
edilmitir. Bu nedenle ncelikle kullanlacak Wittgenstein metinlerini kronolojik bir
sralamayla tantmakta fayda vardr4:
TLP5 Tractatus logico-philosophicus. 1918 ylnda bitirdi ve 1921 ylnda
zorluklarla bastrabildi. In: Schriften I, Frankfurt a.M. 1960.
LE A Lecture on Ethics. Wittgensteinn 1929-1930 yllar arasnda
Cambridgede bir konuma metni olarak hazrlad eser. In: Philosophical Review
74 (1965) 3-12.
LRB Lectures on Religious Belief. Bu eser, Wittgensteinn 1938 ylnda
Cambridge niversitesinde din iman konusunda verdii derslerde Yorick Smythies
tarafndan tutulan notlardr. In: Lectures and Conversations on Aesthetics,
Psychology and Religious Belief, Oxford 1966. Almancas: Vorlesungen ber den
1

1889 Viyana 1951 Cambridge (ngiltere).


Filolojik engel, belki de en nemli engel.
3
Trkede iman kelimesi her ne kadar din bir armda bulunsa da Wittgensteinn din
olmayan inan iin de iman kelimesini kullanmas ve ikisi arasnda keskin bir ayrm
yapmas nedeniyle biz burada iman kelimesini din sfatyla kullandk.
4
Wittgensteinn eserleri tantlrken Franz Portmannn metinler hakkndaki yorumlarndan
hayli istifade edilmitir. Bk. F. PORTMANN: Religion und Vernunft. In: Religion und
Vernunft: Philosophische Analysen (= Studia Philosophica 45, 1986), s. 127-151.
5
Wittgensteindan yaplacak alntlar, metin ierisinde, bu ksaltmalarla belirtilecektir.
2

158

Dr. Abdurrahman Aliy

religisen Glauben in: Vorlesungen und Gesprche ber sthetik, Psychologie


und Religion, Gttingen 1968.
BFr Bemerkungen ber Frazers The Golden Bough. Wittgensteinn
1931 ylnda James Georges Frazersn etnolojik ve din bilimsel eseri The Golden
Bough zerine tutmu olduu notlar, eletirilerdir. In: Synthese 17 (1967) 233-257.
VB Vermischte Bemerkungen. lmnden sonra geriye kalan notlarndan
oluturulmu bir metin. 1929-1951 yllar arasnda uzunca bir zaman diliminde
olutuu tahmin edilmektedir. Frankfurt a.M. 1977.
CwW Conversations with Wittgenstein. M. OC. Drury tarafndan
Wittgenstein ile yaplan syleileri iermektedir. In: Ludwig Wittgenstein. Personal
Recollections, by Rush Rhees (ed.), Oxford 1981.
NB Notebooks. 1914-1916 yllar arasnda tuttuu gnlk. Oxford 1961.
PU Philosophische Untersuchungen. Wittgensteinn ikinci dnem felsefesinin ba yapt saylmaktadr. In: Schriften I, Frankfurt a.M. 1960.
PB Philosophische Bemerkungen. In: Schriften II, Frankfurt a.M. 19646.

ki Felsefe Bir Wittgenstein


Wittgenstein7,

ilk

dnem

felsefesini

btnyle

Tractatus

logico-

philosophicus isimli eserinde ortaya koymutur. Buradaki amac, ideal bir dil
yaratmaktr8. Bu, kitabna yazd nszde yer alan Sylenebilir her ne varsa aka sylenebilir; ve zerine konuulamayan ey hakknda ise susulmal9 cmlesi ile
6

Wittgensteinn bu eserleri hakknda ayrntl yorumlar iin bk. F. Portmann, 127.


Bir ok Wittgenstein yorumu olduu unutulmamal. Bunun sebeplerinden bazlarn
makalenin banda belirtmitik, dier bir sebep de, onun problem zmekten ok,
problemi ortaya koyma abasnda oluuyla ilikilidir. Bu eletiri ve farkl yorumlar iin
bk. Hermann SCHRDTER, Analytische Religionsphilosophie. Freiburg-Mnchen 1979,
s. 167ff.
8
Alois HALDER, Klaus KIENZLER, Joseph MLLER (Ed.), Religionsphilosophie Heute.
Chancen und Bedeutungen in Philosophie und Theologie. Dsseldorf 1988, s. 17.
9
Wolfgang TRILLHAAS, Religionsphilosophie. Berlin-New York 1972, s. 265f.
7

159

Wittgenstein Felsefesinde Din Dili ve Din man

zetlenmektedir. Oluturulmak istenen bu dil, isimlerin balantlanmalaryla oluan


temel cmlelerdir (Elementarstze)10: En yaln cmle, temel cmle, bir olgunun
varolduunu iddia eder (4.21)11, Temel cmlenin bir gstergesi, hi bir temel
cmlenin onunla atma iinde olmamasdr (4.211), Temel cmle isimlerden
oluur. O isimlerin bir balants, bir zincirlemesidir (4.22), sim, cmle iinde
nesnenin yerini tutar (3.22). Cmle iindeki isimlerin birbirleriyle balants,
keyfiyeti (Sachverhalt) ortaya koyar. Bir keyfiyetin varolmasn Wittgenstein olgu
(Tatsache) olarak adlandrmaktadr. Olduu gibi olan, yani olgu, keyfiyetlerin var
olmasdr (2)12. Dnya olgularn toplamdr: Dnya, olduu gibi olan hereydir
(1), Dnya olgular btndr, eyler (btn) deil (1.1). Cmle gerekliin,
olgunun resmidir13. Cmlenin ve gerekliin yaps (Struktur) birbirine uyar14.
Mantksal form cmle iinde ifade edilmez, aksine kendini cmle iinde gsterir.
Cmle btn gereklii ortaya koyabilir, fakat gereklii ortaya koyabilmek iin,
onunla ortaklaa sahip olmas gereken eyi, yani mantksal formu ortaya koyamaz
(4.12). Bu nedenle mantk cmleleri u ekilde tanmlanmaktadr15: Mantk
cmleleri totolojidirler (6.1), Mantk cmleleri bu yzden hibir ey sylemezler.
(Bunlar analitik cmlelerdir.) (6.11). Bir eyler syleyen cmle, bir olguyu ortaya
koyar. Bu bakmdan doru cmleler doabilimi cmleleridir: Doru cmlelerin
btn, btn doabilimidir (ya da doabilimlerinin toplamdr) (4.11). nk bu
cmleler dnyay olgular btn olarak tanmlamaktadrlar. Doabilimi yannda bir

10

Anton GRABNER-HAIDER, Vernunft und Religion. Anstze einer analytischen


Religionsphilosophie. Wien-Kln 1978, 189f.
11
Parantez iindeki numaralar Tractatusun cmle numaralardr.
12
H. Schrdter, 56f.
13
A. Grabner-Haider, 186 ve188f..
14
H. Schrdter, 59ff.
15
Mantksal Atomism ve Wittgenstein hakknda bk. N. H. SE, Religionsphilosophie. Ein
Studienbuch. Mnchen 1967, s. 70ff. ve ayrca dip not Nr. 1.

160

Dr. Abdurrahman Aliy

de sylenemeyen (das Unsagbare) vardr16. Sylenemeyene dair cmleler


anlamszdr17.
Tractatustan alntlarla ok ksa bir zetini18 vermeye altmz bu ilk
dnem felsefesi ile Wittgenstein, hem Viyana okulunun neo-pozitivismini19, hem
de akademi dnda kalan entelektelleri derinden etkilemitir20.
kinci dnem felsefesinde Wittgenstein Tractatusta ne srd ve savunduu birok gre kar, farkl bir dnce sergilemitir. Bu dnem feslefesinde,
zetle, dilin fonksiyonunu yalnzca nesneleri isimlendirmekle ve gereklii olabildiince doru ve tam olarak resmetmekle snrl tutmamtr21. Bu felsefenin anahtar
kelimesi dil oyunlardr. Kabul edilen, artk, gereklii resmeden tek bir dilin
deil22, birden ok dil oyununun olduudur. Wittgensteinn dil ve dilin fonksiyonuna ilikin olarak hem ilk dnem felsefesinde hem de ikinci dnem felsefesinde,
hareket noktas ok farkl hatta kart olmasna ramen, ulalan sonular birbirine
yakndr: Felsefe, dier bilimlerin yannda, bir reti deildir, daha ok bir terapi
olarak kabul edilebilir; felsefi sorunlar felsefe yoluyla zlemezler, belki burada
felsefi sorunlarn iyiletirilmesinden bahsedilebilir23. Baka bir ifadeyle, felsefe,
felsefi sorunlar ortadan kaldrr. Buna ya bu sorunlarn tartld dilin yeterli
16

Sylenemeyen konusunda Russel agnostik bir tavr taknrken, Wittgensteinn tavrn


akn, sylenemez ve mistik olarak tanmlamak mmkn grnyor. Bk. A. Halder,
19. Daha fazla ayrnt iin A. Grabner-Haider, 190ff.
17
Stephan GRTZEL, Armin KREINER (Ed.), Religionsphilosophie. Stuttgart-Weimer
1999, s. 156.
18
Kurt WUCHTERL, Analyse und Kritik der religisen Vernunft. Grundzge einer
paradigmenbezoge-nen Religionsphilosophie. Bern-Stutgart 1989, s. 207; A. GrabnerHaider, 184f.
19
A. Halder, 244ff.
20
Albert KELLER: Wittgenstein. In: Religionskritik von der Aufklrung bis zur Gegenwart.
2. Auflage 1980 Freiburg. S. 301. Mantksal empirizm ve ilk dnem Wittgenstein
felsefesine dair ayrntl bilgi iin bk. S. Grtzel, 156f. ve H. Schrdter, 81ff.
21
K. Wuchterl, 205.
22
A. Halder, 18.
23
H. Schrdter, 158ff.

161

Wittgenstein Felsefesinde Din Dili ve Din man

aklkta olmadn (birinci dnem felsefesi), ya da kelimelerin gnlk kullanmlarna uygun kullanlmadklarn (ikinci dnem felsefesi) gstererek ular.
Felsefenin amac dncelerin mantksal aklamasdr. Felsefe bir reti deil,
bir etkinliktir. Felsef bir eser, esas itibariyle, aklamalardan oluur. Felsefenin
sonucu felsefi cmleler deil, cmlelerin ak-seik hale gelmesidir. Felsefe, sanki
bulank ve kaypak olan baka trl cmleleri, ak klmal ve keskin bir ekilde
snrlamaldr (4.112). kinci bayapt Philosophische Untersuchungen da
ulamak istediinin tam bir aklk (vollkommene Klarheit) olduunu ve bunun ise,
felsefi problemlerin tam olarak yok olmalar gereklilii anlamna geldiini sylemektedir. (PU Nr. 133)24.

Din Kritii Balamnda Tractatustan kan Sonular


Wittgensteinn Tractatusunu incelediimiz zaman neo-pozitivist bir sonula
karlamaktayz. lk dnem felsefesinin temel tezi, din ierikli dil bir nonsenslanguage (anlamsz bir dil)dir25. Bu bakmdan her tr din ifade dilsel anlamn
dndadr, dolaysyla ne din ierikli birey sylemek ne de din olan bireye
inanmak mmkndr26. Buna gre, sadece felsefi cmleler deil, ayn zamanda din
ierikli her tr ifade, dnyevi olmayana (Nicht-Welthaftes) ilikinse, anlamszdr.
Din alannda sadece ve sadece olgular tesbit eden ifadeler anlamldr. Din dnya
iinde gerekletii iin, din zerine yalnzca bir gereklik (Faktum) olarak konuulabilir. Bu durumda Dinler Tarihi, Karlatrmal Din Bilimleri, Din Fenomenolojisi, Din Psikolojisi ve Din Sosyolojisi, dine bir olgu ve yaanan bir gereklik
olarak yaklatklar iin, icra edilebilecek bilimlerdir. Burada zmn Tractatusta bulamadmz bir sorun ortaya kmaktadr: Peki dnyevi-olmayanla ilikilendirmeksizin din olgular nasl dier tarihi, sosyolojik ve psikolojik olgulardan
ayrtracaz? Bu soruya karn Traktatusda net vurgulanan Tanrya dair olan

24

A. Keller, s. 302.
H. Schrdter, 69ff.
26
F. Portmann, s. 128.
25

162

Dr. Abdurrahman Aliy

btn teolojik ifadelerin anlamszldr: Dnyann nasl olduu, Yce-Olan iin


hi farketmez. Tanr kendisini dnyann iinde aa (offenbart) karmaz (6.432).
Bu ifadeyle Wittgenstein teolojiyi ve dini, etik ve metafizik ile birlikte mistikolann alanyla snrlandrmaktadr27. Bu tezin anahtar kavram, mistisizimdir28.
Traktatusun konuyla ilgili cmleleri yeterince aktr: Dnya olgular btndr,
eyler (btn) deil (1.1), zerine konuulamayan ey hakknda susulmal (7),
Tanr kendisini dnyann iinde aa (offenbart) karmaz (6.432), Yine de dile
getirilemeyen vardr. Bu kendini gsterir, mistik-olandr o (6.522).
Grld zere Wittgensteinn din ierikli ifadelerin sylenemezlii
konusundaki tezi Tractatustan ak-seik okunmaktadr. Yalnz bu ak-seiklik
ileri srlen tezin temellendirilmesinde ortaya kmamaktadr. Geri o, dnyann
olgular btn olduunu sylemektedir. Ama Wittgensteinn olgudan ne anlad
bilinmedike ve neden din ierikli cmlelerin olgu cmlesi olmadklar anlalmadka, onun Tractatusta dile getirdii bu ifadeler anlamsz kalacaktr.
2 nolu Tractatus cmlesinde birinci soruya, ok net olmasa da, yeterli bir
cevab bulmaktayz. Wittgenstein, olguyu keyfiyetlerin varolmas olarak
tanmlamaktadr. Keyfiyeti ise: ...nesnelerin (soyut ve somut eylerin) bir balants (2.01) olarak ifade etmektedir. Nesneler dnyann substansn oluturmaktadr
(2.021). Bu nesneler bileik deil (2.021), yalndrlar (einfach) (2.02); birbirlerinden
bamszdrlar (2.0211), dolaysyla sfatszdrlar ve deitirilemezler (2.0231,
2.0232, 2.0233, 2.02331, 2.024, 2.025, 2.0251, 2.026, 2.027, 2.0271, 2.0272)
(Ayrca NB s. 45 ve 61). Btn bu cmlelerden ilk sorumuza karlk aldmz
yant udur: Olgu, gerekten var olan, bileik olmayan, birbirinden bamsz,
sfatsz olan ve deimez olan nesnelerin karlkl-biimlenmesidir.
Neden din ierikli sorular olgu cmlesi olamazlar? eklindeki ikinci soru:,
birinci soru kadar kolay cevaplanamaz. Bu sorunun yantn stkapal (implizit)

27
28

H. Schrdter, 53ff.
A. Grabner-Haider, 185.

163

Wittgenstein Felsefesinde Din Dili ve Din man

olarak Tractatusun 1 ila 3.22 cmlelerinde bulabiliriz. Bu cmlelerden kan sonu


Wittgensteinn dili dnyann aynas olarak grd ve temel cmleyi keyfiyetin
resmi olarak kabul ettiidir. Temel cmle basit gelerden-iaretlerden olutuu iin,
bu tarz bir cmle keyfiyeti resmeder ve basit nesnelerin yerini tutar. Tractatusta
ulalan sonu udur: Bir cmle yalnz temel cmlenin gereklik fonksiyonuna
sahipse anlamldr. Bu dnn sonucu olarak, Wittgenstein doa bilimlerinin
cmlelerini anlaml kabul etmektedir; mantn, psikolojinin, etiin, estetiin ve de
dinin cmleleri ise anlamszdr29.
Bu blmn balnda her ne kadar din kritii ifadesini kullandysak da,
Tractatusun genelinden kan sonu, din kritiinin de anlamsz olduudur. nk
din kritii, bireylerin sylenemeyecei alanda, kritik de olsa, bireyler sylemektir.
Tpk phecilikin anlamsz olduu gibi: phecilik rtlemez deildir, soru
sorulamayan yerde phelenmeye kalkldndan, akca anlamszdr. nk
phe, yalnz, bir sorunun bulunduu yerde varolabilir; yalnzca bir soru, bir
yantn bulunduu yerde, bu da ancak bireylerin bulunduu yerde (vardr) (6.51).
kan sonu, anlaml ifadelerin sadece dnya iinde bulunan bir alan iin olabileceidir. Dilimin snrlar, dnyamn snrlar demektir (5.6), dier yandan
Dnyann anlam onun dnda olmaldr (6.41), sonu olarak Bu yzden de hi
bir etik cmlesi bulunmaz (6.42) ama etik olarak iyi eylemler bulunabilir. Wittgensteina gre din ifadeler her ne kadar anlamsz-sama olsalar da, din bir yaam
kesinlikle anlamsz-sama deildir30. Wittgensteinn zerine konuulamayacak
olandan bahsetmesi, bu alann insan yaam iin anlamsz olduu ve sonucunda
ihmal edilebilirlii dncesinde olduu anlamna gelmez31: Yine de dile getirilemeyen vardr. Bu kendini gsterir, mistik-olandr o (6.522). zerine konuulamayan bu alan, bilim alan, yani ifade edilebilir olann alan olmasa da, yaamn anla-

29

F. Portmann, 129.
Gnlnde yle demektedir: Tanrya inanmak, yaamn bir anlam olduunu grmek
demektir (NB 8.07.1916).
31
A. Keller, s. 303-304.
30

164

Dr. Abdurrahman Aliy

mn temellendirir: Hissederiz ki, mmkn olan btn bilimsel sorular yantlandnda bile, yaam sorunlarmza daha hi dokunulmamtr. Tabii o zaman da hi
bir soru kalmamtr, yant da tam budur (6.52).

Mistik Olann Yaps


Din ierikli dilin anlamsz olduu, kendi dneminde sadece Wittgenstein
tarafndan ileri srlen bir iddia deildir. Viyana okuluna mensup dnrler de
ayn sonuca ulamlard. Ancak bu dnrlerle Wittgenstein arasnda ise olduka
byk bir fark bulunmaktadr32. Her ne kadar o, din alana ilikin susulmas gerektiini sylese de33, bir eyi kabul etmekteydi: susulmas gereken bir alann var
olduu34. Mistik-olan dnyann nasl var olduu deil, var olduudur (6.44),
Dnyann sub specie aeterni grnm onun snrlanm btn olarak grnmdr. Dnyann snrlanm btn olduu duyumu, mistik-olandr (6.45).
Baz eyler, Wittgensteinn ilk dnemine gre, dile getirilemez olmakla
birlikte, tannabilirler35, hatta ksmen iletim ve iletiim dzlemine ekilebilirler:
Kendilerini gsterirler ya da gstertirler36. Bunlardan birincisi, mantk cmleleriyle
sylemek isteyip de syleyemediklerimiz (4.121), ikincisi u Dnya benim dnyamdr Solipsizm cmlesiyle sylemek istediimiz ama syleyemediimiz (5.62),
ncs ise Mistik-Olandr.37. Mistik-olan hilik snr deil, insann sonluluunun iaretidir38.

32

Mistik-olan ve Wittgenstein iin bk. H. Schrdter, 65ff.


ok ey syleyen susma (vielsagendes Schweigen) hakknda bk. K. Wuchterl, 209.
34
F. Portmann, 134; A. Halder, 269, 271, 310, 316.
35
K. Wuchterl, 209f.
36
Mathias JUNG, Erfahrung und Religion. Grundzge einer hermeneutisch-pragmatischen
Religionsphilosophie. Freiburg (Breisgau)-Mnchen 1999, s. 236f.
37
F. Portmann, 136; Modern Felsefede mistik-olan iin bk. Alois HALDER, Klaus
KIENZLER, Joseph MLLER (Ed.), Auf der Suche nach dem verborgenen Gott.
Dsseldorf 1987, s. 269f. ve dip not Nr. 24.
38
K. Wuchterl, 116f.
33

165

Wittgenstein Felsefesinde Din Dili ve Din man

William Donald Hudsona gre Wittgenstein, Mistik-Olann kendisini


sanatta ve eylemde gsterdii dncesindedir39.

Din Kritii Balamnda kinci Dnem Witttgenstein Felsefesi


Wittgenstein uzun sren suskunluk dneminden sonra, otuzlu yllarn
banda, kendi dil konseptini kkl bir revizyona tabi tutmutur40. Bu revizyonu
Portmann konuan sujenin kefi olarak isimlendirmekte hakldr41. Tractatusta
suje yeterince n plana kmamt ve dilin asli fonksiyonu, nesneler btn olarak
tanmlanan dnyann resmedilmesi olarak nerilmiti. Wittgensteinn ge dneminde dil ile gereklik arasnda balant noktas olan sujeyi kefetmesi, onun bu
dnem felsefesini Dilin anlatma ve anlalma mekanizmalarnn nasl ilediini
tanmlama abasnda bulunmak42olarak tanmlamaya imkan vermektedir.
Dil, gereklii resmetme dnda, hatta sklkla daha farkl amalara da sahip
olduundan, Tractatusta ileri srlen temel tezde olduu gibi, anlam ve fonksiyon
daraltmasna maruz kalmas gerekmez. Pek ok dil oyunlar vardr, pek ok (PU
Nr. 23)43. Wittgenstein buna rnek olarak rica, teekkr, lanet okumak, selamlamak ve ibadet etmek gibi rnekler vermektedir44. Wittgensteinn ikinci feslefesine gre, bir cmlenin anlaml olup olmamas artk, bu cmlenin yapsnn gerekliin yapsyla rtp rtmemesiyle alakal deildir. nk dil gerekliin
salt bir resmi olamaz, belki o resmin ayrntlarndan birisi olabilir45. Konuan sujeler olarak biz, dil vastasyla gerekliin yapsn kavrayan ve kavratan olduumuzdan, cmlelere anlamlarn vereniz. Bunu dili kullanma yntemimizle gerek-

39

William Donald Hudson, Wittgenstein and Religious Belief. London 1975, s. 94-104;
Ayrnt iin ayrca F. Portmann, 137.
40
H. Schrdter, 154ff.
41
F. Portmann, 138.
42
K. Wuchterl, 216f.
43
A. Halder, 351.
44
K. Wuchterl, 214.
45
H. Schrdter, 161ff.

166

Dr. Abdurrahman Aliy

letirmekteyiz. Bir kelimenin anlam onun dilde kullanmdr (PU Nr. 43). Eer
kelimenin anlamn bizim kullanmmz belirliyorsa, cmlelerin anlamn da bizim
kullanmmz belirliyor demektir46. Wittgenstein dilin gelerini somut ara-gerelerle kyaslamaktadr (PU Nr. 11). Ara-gerelerin ustaya olan ihtiyac gibi, dilin
geleri de kendi balarna birey ifade etmezler. Onlar bizim kullanmmz anlamlandrr. Yalnz bu kullanm yeknesak olmak zorunda deildir, deiik kullanmlarda bulunabiliriz. Birden ok dilsel operasyon, spesifik kelimelerin kullanmyla
deil, kullanm kurallarna gre birbirlerinden ayrtrlabilirler. Bu dilsel operasyonlar Wittgenstein dil oyunlar olarak adlandrmaktadr. Ona gre dil, deiik
dil oyunlarnn btndr47 ve her dil oyunu kendi kurallarna sahiptir (PU Nr. 66).
Ve bu kurallar, tpk dier oyunlarda olduu gibi, ok kesin deildir48; bu kurallar
genellikle oynama esnasnda, yani praxis yoluyla belirlenirler49. Dil oyunlar deiken olmalarna karn, eski oyunlar kurallaryla birlikte yok olabilirler ve yerlerine yenileri geebilir50.
Bir dil oyununun kurallar btnn Wittgenstein gramatik olarak tanmlamaktadr51, gramatii de yzeysel ve dikeysel olmak zere ikiye ayrmaktadr52.
Yzeysel gramatik, okulda rendiimiz cmle yaps ve kelimelerin kullanmyla
uraan gramatiktir. Dikeysel gramatik ise, kelimelerin, ve dolaysyla cmlelerin
hayattaki kullanmlaryla urar ve ayrca dil oyunundan dil oyununa farkllk gsterir. Buna gre bir dil oyununu tanmlamak, onun dikeysel gramatiini tanmlamak
demektir.

46

A. Halder, 31.
K. Wuchterl, 216
48
K. Wuchterl, 214f.
49
A. Halder, 257; A. Grabner-Haider, 194ff.
50
F. Portmann, 140.
51
A. Halder, 20
52
K. Wuchterl, 16
47

167

Wittgenstein Felsefesinde Din Dili ve Din man

Wittgensteinn bu ikinci dnem felsefesinde ou din ifade hepsi deilse


de dilin elementlerini doru kullanarak anlaml olur. Ona gre yalnzca bir tek dil
oyunu yoktur, birden ok din dil oyunu vardr. Bu dil oyunlarndan birisi vardr ki,
o da imann alanna girer.
Burada artk din ierikli dil oyunlar anlaml kabul edilmektedir. Fakat
bunun, dilin her bir kullanmn merulatrd sonucuna varlmamal. Bir
kullanm, dil oyunu, kendi kurallarna uymad takdirde de sama olarak
tanmlanabilir. Felsefenin ulat sonu, dilin snrlarnda zihnin yapt yanllar
kefetmektir (PU Nr. 119). Kelimenin anlam kullanm yoluyla belirlendii iin,
onu allm kullanm dnda kullanmak doru deildir. Bizim yaptmz kelimeleri metafizik kullanmndan tekrar gnlk kullanmna tamaktr (PU Nr. 116).
Bu ikinci dnem felsefede bir eylerin, bizim anladmz bir cmle grnmnde
olmas, ama buna ramen bir anlam tekil etmemesi mmkndr (PU Nr. 513).
Ama artk, yalnzca olgu cmlelerinin anlam tad (Tractatus) -mesela teolojik
cmlelerin sama olmas gibi savunulmamaktadr. Teolojinin ierisinde ve din
ifadelerin arasnda anlaml ve anlamsz ifadeleri ayrtrmak mmkndr. Wittgensteinn bu tezinde akla gelen ilk soru udur: Bu ayrmda nasl bir lt kullanabiliriz? Bir kelimenin kullanm tek bana yeterli olamaz, nk bilindii gibi kelimelerin yanl kullanmlar da szkonusudur. Bu sorun teoloji ve din ifadeler
asndan ne anlama gelmektedir? Burada Wittgensteinn cevab tutarldr: Kelimeleri anlaml klan yalnzca kullanmlar -yani ifade edilmeleri- deil, hatta daha
ncelikli, praxisleridir. Kelimelere anlam veren praxistir (VB s. 161). Bununla
Wittgensteinn unu sylemek istediini anlayabiliriz: Din ifadelerin bir anlam
kazanmas iin moral ifadelere evrilmeleri gerekmektedir (R. B. Braithwaite ve F.
Kambartel bu grtedirler). Din ifadeler anlamlarn varolduklar, belki olgunlatklar, yaam praxisinden kazanmaktadrlar53. Eer din ifadeler yaam

53

Yaam Praxisi ve buna uygun dil oyununa dair ayrntl tartmalar iin bk. M. Jung, s.
115 ve K. Wuchterl, 215.

168

Dr. Abdurrahman Aliy

praxisine dnmyorlarsa anlamszdrlar54. Bylelikle Wittgenstein szn


ettiimiz sorun iin bir kriter belirlemi oluyor: Yaam praxisine dn(e)meyen
hibir teolojik ifade anlaml deildir. Bu kritere bal olarak bir baka ey daha
ortaya kmaktadr: nanmayanlar tarafndan dile getirilen, mesela Tanr zerine
olan, din ierikli ifadeler dinin dil oyunu prensibine uymad iin anlamszdr55.
Wittgensteinn ilk dnem dil konseptine gre ne anlaml bir din konuma,
ne de anlaml bir din iman olabilirdi. kinci dnem dil taslana gre artk her ikisi
de mmkn olabilmektedir. Evet, bu konsepte gre din bir ifadenin sylenmesi, bir
anlama sahip olmas ve bu ifadeye iman edilmesi mmkn grnmekte. Ama
sonuncu eylem iman konusunda ayrntlandrlmas gereken bir durum var: Bir
insann iman edebilmesiyle, etmeye mezun olmas (knnen-drfen) farkl eylerdir.
Baka bir ifadeyle, rasyonel bir ekilde iman edilebilir mi?56
Wittgensteinn man
Din imann akl imandan farkl bir iman olduu dncesi gelenei,
balatcs olmasa da, bu konunun nemli bir ismi olan Kierkegaardla anlr olmutur57. Bu gelenein nemli bir ismi de Wittgensteindr58. Wittgensteinn din
iman konusundaki grlerini zetlemenin nndeki engellerden birisi, almamzn banda da belirttiimiz gibi, kendisinin iki felsefi sistem kurmu olmas, bir
dieri de bu konudaki grlerinin eserleri arasnda dank bir ekilde dile getiril54

H. Schrdter, 70.
A. Keller, s. 304ff.
56
F. Portmann: 141.
57
Kierkegaardda iman kavram zerine ayrntl bilgi iin bk. A. Halder, 293f.;
Kierkegaard ve imana sray kavramnn ayrntlar iin bk. Helmut THIELICKE,
Glauben und Denken in der Neuzeit. Die groen Systeme der Theologie und
Religionsphilosophie. 2. Auflage, Tbingen 1988, s. 608ff.; W. Trillhaas, 264f.;
Kierkegaardda paradoksal ifade olarak din dili iin bk. K. Wuchterl, 208f.
58
Wittgenstein ve Kierkegaardn deiik alardan mukayesesi ve zellikle din ve din iman
asndan deerlendirilmesi iin bk. Charles L. CREEGAN, Wittgenstein and
Kierkegaard. Religion, individuality, and philosophical method. London and New York
1989. zellikle 73ff.
55

169

Wittgenstein Felsefesinde Din Dili ve Din man

mi olmasdr. Bu engellere ramen eserlerinin genelinde n plana kan temel tez,


din imann akln bir meselesi olarak ele alnamayacadr59.
Lectures on Religious Beliefin ana tezi; din imann (religious belief)
alldk gnlk imandan (ordinary everyday belief) farkl olduudur (LRB s. 54)60.
Bu farkll en net, dilsel ifade biiminde grmekteyiz61: a/e inanyorum (din
iman) inanyorum ki... (alldk gnlk iman) (LRB s. 53-55).
Wittgensteinn verdii rnekler, ok net olmasa da, din imann objesinin
dnyevi olmayana ilikin olduunu ortaya koymaktadr (LRB 58); dolaysyla iki
iman alannn en byk farkll burada ortaya kmaktadr.
Din imann objesi olan ey, alldk gnlk imann da objesi olabilir. Fakat
din imann objesi olduunda, yani tarihi ve olgusal bir iman deil de, din bir
imann alanna girdiinde bu obje, her ne kadar ayn kelimeler kullanlsa da kyamet gn gibi- farkl bir semantik anlam kazanr62,. Buna gre iki iman arasndaki
en byk farkllk semantik farkllktr (LRB s. 53-57)63.
Gllk bakmndan iki iman kyaslandnda yle bir grnm kmaktadr ortaya: Bir imann gc bir acnn iddetiyle kyas edilemez (LRB s. 54).
Kiinin syledii bir imann gc iin bir lt deildir (LRB s. 54). Asl lt,
bir yandan, bir kimsenin iman iin neyi riske ettii, dier yandan da, eylemi srasnda bu imana hangi boyutta atfta bulunduu ve bu imann onun yaamn hangi
lde dzenledii ve etkilediidir (LRB s. 54).
Bu iki kriter dorultusunda din iman alldk gnlk imandan ok daha
gl bir gerekliktir (a very much stronger fact) (LRB s. 54). Alldk gnlk

59

Achim ENGSTLER, Hier muss man von etwas ergriffen und umgedreht werden.
Wittgenstein ber religisen Glauben. In: Nachmetaphzsisches Denken, hrg. von Forum
fr Philosophie (1986) 115-131. Buras iin s. 115.
60
A. Engstler, 116.
61
A. Halder, 293; A. Halder, 118
62
A. Grabner-Haider, 187.
63
A. Engstler, 117f.

170

Dr. Abdurrahman Aliy

iman iin ok az eyi riske etmekteyiz (LRB s. 54), buna karn din imana sahip
olanlar fevkalade eyler (enormous things) riske etmektedirler (LRB s. 58), hatta
hereylerini, yani hayatlarn (LRB s. 54). Geri gnlk imann da baz
eylemlerimizde belirleyici olmasndan, onlar etkilemesinden sz edilebilir. Ancak
btn bir hayat belirlemesi ve etkilemesi sz konusu deildir (LRB s. 54). Hayat
ve onda gerekleen hereyi belirleyen ise din imandr (LRB s. 56) 64.
Bu balamda Achim Engstlerin yapt u uyary hatrlamak anlamldr:
Din iman ile alldk iman arasndaki tek fark, din imann, yap olarak alldk
gnlk iman ile ayn, ama gllk derecesi bakmndan daha gl bir iman olarak
grmek ok byk bir hatadr65. Din imann gc yapsal farkllndan
kaynaklanmaktadr. Bu yapsall belirleyen ise din imanda tutkunun olmasdr
(LRB s. 56). man objesine yaklam, din iman keyfiyet (qualitative) olarak alldk gnlk imandan ayrmaktadr66. Wittgensteinn din imann yapsal ve keyfiyet olarak farkl olduunu dile getirdii bir baka metin, Frazern The Golden
Bough isimli eserine yazd eletiridir. Wittgenstein burada Frazern olguyorumlaycln eletirir ve u ekilde zetler: Sadece tanmlayabilir kii burada
ve te byledir insan yaam! diyebilir (BFr s. 236)67.
Meseleye bir de dil oyunu bakmndan yaklaacak olursak: Bir dil oyunu
iinde formel bir hata yaplamasa da, dilsel ya da gramatik olarak yaplacak bir hata
dil oyununu dil oyunu olmaktan karmaz. Sorun, din dil oyunu balamnda daha
da karmaklamaktadr. yle ki; bu tarz bir dil oyunu insann aknla olan ilikisini ifade etmeyi amalamaktayken, kulland dilsel formlar ve malzemeler ikin
olana, dnyevi olana ilikindir. Bu yzden din bir dil oyunu, din olmayan birok

64

John Leslie MACKIE, The Miracle of Theism. Oxford 1982. S. 218f., A. Engstler, 119.
A. Engstler, 120.
66
H. Schrdter, 178. Ein Glaubender denkt anders, auf andere Weise, nicht anderes,
andere Dinge (man eden, farkl dnr, farkl tarzda; farkl olan, farkl eyleri deil).
67
A. Engstler, 121.
65

171

Wittgenstein Felsefesinde Din Dili ve Din man

dil oyununun bir araya gelerek farkl bir balama tanmasdr. Bu adan byle bir
dil oyunu oynamak hayli zordur68.
Kken itibariyle din olmayan ifadelerin din kullanmyla kullanc, ikin
olarak daha az ey sylemekte iken, akn balamnda ise daha ok ey sylemeye
almaktadr. Din bir ifadenin nereye kadar doru, nereye kadar yanl olduunu
bilebilmek iin, din metaforlarla ne kastettiimizi, metafizik olmayan bir tarzda da
ifade edebilmeliyiz, ki bu da imkanszdr (LE s. 10).
Din iman konusunda ortaya kan bir baka sorun ise udur: Din imann
olgusal iman gibi temellendirilmesiyle, yani akn olanla ikin olann arasnn bulunmaya allmasyla din imana zarar verilmektedir. nk din iman bir eye
tutkuyla sarlmak demektir. Bu ise insan yaamnda olgusal bir durumdur (VB 59
ve 124). Fakat bunun bilgisel bir srele ncelenmesi zorunlu deildir. Din imann
rasyonel sebeplerinin olmas da zorunlu deildir. Ama gdleri olmaldr. Eer
iman etmeyen, din imann sebeplerini sorar ve iman eden de buna sebepler
getirmeye kalkrsa, her ikisi tarafndan da din imann dil oyunu dikeysel gramatik
asndan zedelenmi olur (LRB s.55). nk, iman eden tarafn oynad dil oyununa iman etmeyen taraf katlmamakta ve onun kurallarna uymayarak mdahil olmak istemektedir. Burada olsa olsa tartabilecekleri, din imann dil oyunun
oynanabilir olup olmaddr69.
Drury ile yapt bir syleide Wittgenstein, Russell ve rahiplerin din imana
ok fazla zarar verdiklerini ifade etmitir70. Russell ve rahiplerin verdikleri zarar,
din imann akliliini sorgulamalar yoluyla olmutur. Bir taraf imann akli olmadn, dier taraf ise akli olduunu ispatlama yoluna gitmitir (LRB s. 58). Her
iki taraf da iki farkl iman tarzn ayn olarak grm ve bu ekilde tartmtr. Peki

68

F. Portmann: 142f.
F. Portmann: 144.
70
Maurice OConnar DRURY, Gesprche mit Wittgenstein. In: Rush RHEES (Ed.), Ludwig
Wittgenstein. Portrts und Gesprche. Frankfurt a.M. 1987. 142-235 aras. Buras iin s.
148.
69

172

Dr. Abdurrahman Aliy

bir imann akliliinin lt nedir? Wittgenstein u grte: Bir imann akliliinin


lt, onun gcnn, tasdik derecesine olan bantsdr (relation). Eer bu iliki
orantl ise, szkonusu iman aklidir71. Buna gre alldk gnlk iman bu aklilik
ltne uymakta, din iman ise uymamaktadr. Ama ite tam burada baka bir
lt ortaya kmaktadr: O da gllk ve bant olarak kiinin bir eyleri riske
etmesidir. Bu balamda din imann aklilik lt de keyfiyeti gibi baka dr.
Dindar bir insann, kendi iman daha zayf temellere dayansa da, bu iman iin bireyleri riske etmesi de din imann akliliinin farkl bir aklilik olduunu gsterir
(LRB s. 54). Din anlamda iman eden bir kimsenin imann bir aklilik meselesi olarak (a matter of reasonability) ele almayabilir (LRB s. 58). Buna karn akl ve tecrb deliller ileri srebilir ve imann iyi bir ekilde temellendirilmi (wellestablished) olarak tanmlayabilir (LRB 54 ve 57). Fakat ileri srd deliller,
normal delillerden-sebeplerden ok farkldr (LRB s. 56). Mesela, iman eden bir
kimse bir ryay iman iin geerli bir sebep olarak ileri srebilir (LRB s. 61)72.
Buna gre, ikinci dnem felsefesinde Wittgenstein din imann rasyonel
olmad grndedir. Bunun temellendirilmesi ise u ekildedir: Din iman rasyonel deildir, nk dikeysel gramatik olarak eliik bir dil oyununda gereklemektedir. Ve yine bu tr bir iman akln erdemine ters bir dil oyunu yoluyla gereklemektedir73.
Buna ramen Wittgenstein dindar bir insan olarak kalmtr. Yalnz onun
dindarl evresindekiler tarafndan possibility of religion (dinin imkan)74 veya
wortloser Glaube (ifadesiz iman)75 olarak tanmlanmtr. Portmannn nerisi ise

71

A. Engstler, 122.
A. Engstler, 124.
73
K. Wuchterl, 234.
74
Norman MALCOLM, Ludwig Wittgenstein. A Memoir. London 1958. S. 72.
75
Paul ENGELMAN, Ludwig Wittgenstein. Briefe und Begegnungen. Wien und Mnchen
1970. Kap. VIII.
72

173

Wittgenstein Felsefesinde Din Dili ve Din man

Wittgensteinn dindarlnn glaubenslose Religion (imansz din) olarak tanmlanmas ynndedir76.


Bu imansz din (glaubenslose Religion), dilsel ifadelere gereksinim duymak
zorunda deildir. Bunun yerine o kendini ritel ya da normal bir eylemde gsterir.
Sonu olarak yle diyebiliriz: Wittgensteina gre din ifadeler mmkndr.
Din ifadelere iman ise gramatik olarak eliik bir dil oyunu zerine kurulu
olduundan akln erdemi ilkesine ters dmektedir. Ama insan, akln erdemi ilkesine ters derek iman eder ve bununla birlikte akli bir insan olarak kalabilir. Ama
onun nerisi: mansz dindir.

Kaynaka
Maurice OConnar DRURY, Gesprche mit Wittgenstein. In: Rush RHEES (Ed.),
Ludwig Wittgenstein. Portrts und Gesprche. Frankfurt a.M. 1987. 142-235.
Charles L. CREEGAN, Wittgenstein and Kierkegaard. Religion, individuality, and
philosophical method. London and New York 1989.
Paul ENGELMAN, Ludwig Wittgenstein. Briefe und Begegnungen. Wien und Mnchen
1970.
Achim ENGSTLER, Hier muss man von etwas ergriffen und umgedreht werden.
Wittgenstein ber religisen Glauben. In: Nachmetaphzsisches Denken, hrg. von Forum
fr Philosophie (1986) 115-131.
Anton GRABNER-HAIDER, Vernunft und Religion. Anstze einer analytischen
Religionsphilosophie. Wien-Kln 1978.
Stephan GRTZEL, Armin KREINER (Ed.), Religionsphilosophie. Stuttgart-Weimer
1999.
Alois HALDER, Klaus KIENZLER, Joseph MLLER (Ed.), Auf der Suche nach dem
verborgenen Gott. Dsseldorf 1987.

76

F. Portmann: 149.

Wittgensteinn eserleri makalemizin banda verildiinden, kaynakada faydalandmz


Wittgenstein zerine yaplm dier almalar verilmitir.

174

Dr. Abdurrahman Aliy

Alois HALDER, Klaus KIENZLER, Joseph MLLER (Ed.), Religionsphilosophie


Heute. Chancen und Bedeutungen in Philosophie und Theologie. Dsseldorf 1988.
Mathias JUNG, Erfahrung und Religion. Grundzge einer hermeneutischpragmatischen Religionsphilosophie. Freiburg (Breisgau)-Mnchen 1999.
Albert KELLER, Wittgenstein. In: Religionskritik von der Aufklrung bis zur
Gegenwart. 2. Auflage, Freiburg 1980.
John Leslie MACKIE, The Miracle of Theism. Oxford 1982.
Norman MALCOLM, Ludwig Wittgenstein. A Memoir. London 1958.
F. PORTMANN: Religion und Vernunft. Eine Rekonstruktion von Wittgensteins
Religionsphilosophie. In: Religion und Vernunft: Philosophische Analysen (= Studia
Philosophica 45, 1986).
Hermann SCHRDTER, Analytische Religionsphilosophie. Freiburg-Mnchen 1979.
N. H. SE, Religionsphilosophie. Ein Studienbuch. Mnchen 1967.
Helmut THIELICKE, Glauben und Denken in der Neuzeit. Die groen Systeme der
Theologie und Religionsphilosophie. 2. Auflage, Tbingen 1988.
Wolfgang TRILLHAAS, Religionsphilosophie. Berlin-New York 1972.
Kurt WUCHTERL, Analyse und Kritik der religisen Vernunft. Grundzge einer
paradigmenbezoge-nen Religionsphilosophie. Bern-Stutgart 1989.

175